23 Kasım 2010 Salı

sen..

Aylar sonra ilk defa seni anlattım bugün uzun zamandır görmediğim bir dostuma..Gözlerimde ki ışığın enerjisine inanan dostum yaşlanmış bulsa da beni; içimdeki çocuk hala hareketliydi..

Uzun bir bayram tatilinden sonra verdiğim aranın  yazılarıma da yansıdığını farkederek açtım bu sayfayı..5 ay önce yanımdan taşınan ailemin memleketindeki yeni evini görmek için yakalağım bu büyük fırsatı kaçırmadan düştüm yollara, senden kurtulmak için..Oysa gittiğim heryere en çok seni götürüyordum ben farkında olmadan.Evimin sıcaklığı ailemin yüzüne yansımıştı sanki ;aylardır hissettiğim boşluğu doldurdu o kutu gibi ev..Nereye ait olduğum ile ilgili olan çelişkilerimin sıfıra indirgendiği bu ev beynimdeki karmaşayı yok etti..Ama yanlış anlaşılmasın beynimdeki kalbimdeki değil.Dedim ya makyaj çantam gibi cüzdanım gibi yada üzerimde taşıması zorunlu herhangi bir eşya gibi hep yanımdasın.Kovuyorum , gece geri geliyorsun yüzsüz gibi..Git diyorum, herhangi bir çiftin gülüşünde çıkıyorsun karşıma veya bir garsonun servisinde..Neyse memleket kokusu, kardeşler, kuzenler derken evdeki kalabalık ve gürültü uzaklaştırdı beni az da olsa kendimden ,keyifli zamanlar arifesinde olduğumu hissettirerek..Bukadar kalabalık bir aile olduğumuzu unutmaya başlayıp , büyük ailelere özenirken farkettim ki biz de onlardanız..Her akşamı daha güzel bir mekanda daha eğlenceli ve daha içerek geçirten kuzenlerime ve sevgili arkadasım Gülçin'e ve bizden şehir rehberliğini esirgemeyen kardeşceğizime teşekkür ediyorum..

Bu masada kimsenin farkedemediği ve benim sadece kafamda gezdirdiğim sen de oradaydın farkında olmadan olamadan..Bu aşağıdaki kahkahanın son kelimesinde, susarken gözlerimin taa içinde,dilimin ucunda.Aylar sonra neden bukadar düşündüm seni neden götürdüm heryere neden aklıma düştün böyle apansız bilmiyorum ama yanımdaydın işte..

Bu memleket ziyaretinden sonra kentimdeki ilk günümde uzun zamandır görmedğim dostuma aylardır ağzıma, beynime, kalbime almadığım sen'i anlatmak gelmişti içimden hem de haketmediğin bir tonda..Aylar geçiyor, her gün bir adım daha kaçarken uzaklaşırken senden içimde açıklaması güç hesaplarla uğraşırken buldum kendimi, seni..
Şen kahkalarımın ardına sakladığım sen mi gün yüzüne mi çıkıyordun yoksa ben mi seni sakladığım yerden çıkarmak istiyordum bilemem ama bu birkaç gün böyleyim anlaşıldı..Sen kendi hayatının ben kendi hayatımın yalnızlarını oynarken Murathan Mungan'in sözü fısıldanıyor kulağıma " ben sende bütün aşklarımı temize çektim"..Bu  gibi bir hissiyatla gezerken sen, ben yazımı klişe ama yerinde kullandığında gercekten anlamlı bir cümleyle belirtmek istiorum.Unutmayın en çok kahkaha atan insanlar içinde en çok fırtınalar kopan insanlardır..

Sevgiyle Kalın..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder