"Basit biri değilim,Gözlerimi kanatırcasına ağladığım gecelerim var,kahkahalara sarılmış anılarım da..Herkes kadar dertli, bazılarından fakir, çoğundan zenginim.Küfemde taşıdığım hayallerim, söylenecek şarkılarım, paylaşılacak dostluklarım var.."
Kim yazmışsa yukarıdaki yazıyı sanki benim iç dünyamda kısa bir tur atmış ve olayı özetlemiş gibi görünüyor.Tweeter'da gördüğüm bu cümleyle başlamak istedim nedense..Çünkü bu aralar ki ruh halim bu..Değişik bir dinginlik, kış moduna hazırlık, dostlukların ortaya çıkışı ve bazı acıklı hikayeler..Ne çok mutluyum ne de çok mutsuz..Huzurluyum sadece bu.Tabii buna bitmek tükenmek bilmeyen akşam sefaları da sebep.Akşam sefası derken yanlış anlaşılmasın bar saz gezmeleri değil bunlar..Birkaç sevgili dostla yapılan (hani şu hep başka önemsiz olaylar için ihmal ettiklerinle:) ) özenle hazırlanmış güzel sofralardan oluşan ve en gec 11'de bitenlerden..
Sevgiliden özenle ayrılınır, seni dinleyecek bir dost bulunur kadim olanlardan:) Konuşulur konuşulur sonra konudan bıkılır ve dünyaya dönülür..Tatil planları farklı etkinlik talepleri değerlendirilir..Hah işte biz de bunu yapıyoruz.Bengü Kıbrıs'a gitmek ister , Melis pasta yapma kursuna:)Ben mi ne istiyorum..Onu şuanda bilemedim..Sadece biraz sorumsuzluk yapmak istiyorum.Sabah keyfimce uyanmak ama gözlerimde Küçük Sırlar'daki Ayşegül'ün koruyucularından var..Perdenin arkasından sızan bir güneş havanın mükemmelliğini anlatıyor..(Kış geldi demeyin Antalya'da kışlar günü birlik piknikçiler gibidir, gelir ve akşam gider..) Kalkıcam en sevdiğim arkadaşlarımla denize nazır bir kahvaltı yapıcam..Biraz alışveriş merkezinde dolaştıktan sonra spor salonuna giricem, saat tutmadan gönlümce yapıcam..Çıkıcam, eve gidicem ee biraz siesta lazım değil mi? Biraz dinlenicem sonra hazırlanıcam kuaföre gidicem güzel bir akşam yemeği için sora da gelip uyuyacağım.Ertesi gün de aynı planlar ama bu sefer akşam evde, dostlar yine yanında tabi..Günler böylece birbirini kovalasa nolurki? Kime ne zarar veririm öyle değil mi?Ha bu arada maaşımda düzenli olarak yatsın lütfen:) Ne için derseniz hayatta varım, sizlerleyim ya yetmez mi? :) Tabiki bunlar yine hayal ben yine bu devasal şatonun en altındaki küçük ama bi okadar şirin ofisimde dünyalar iyisi Melis'le çok keyifli vakit geçiriyorum, diyebilmeyi gerçekten çok isterdim :) Üzgünüm Melis bunları söyleyemiyeceğim.Ruh ve sinir hastalıkları hastanesi odalarına benzeyen bu ofiste, senin bitmek tükenmek bilmeyen telefon görüşmelerinden çok sıkılıyorum.Ve biliyorum ki sen de benim bu sanal dünyamdan bunalıyorsun ne yapıcaz bilemedim :)
İşin özü biz bu kış moduna ofiscek girdik ama şehrimiz henüz giremedi..Bugün Pazartesi olmasına rağmen keyfimizin sebebi ise perşembe yarım, cuma tam gün izinli olmamız, çarşamba da bir acenta ziyareti hop hafta bitti..Ay Ağustos bitti derken gördünüz mü başımıza geleni Kasım geldi :) Bu "kasım geldi" cümlesi bana Kasımda Aşk Başkadır filmi anımsattı.Her ay biri sevgilisi oluyordu ya Kasım geldi değince "ay hani nerede" diye bi duyguya kapıldım..Şaka bir yana huzur dedim arkadaşlar, merak etmeyin uzunca bir müddet kimse olmayacak..Biraz gezme, biraz alışveriş, biraz spor ve tabiki biraz diet, işte tüm kış için planım bu..
Sadece kış modu ve huzur..
Sevgiler..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder